Global resesyon ve üşüten ekonomimiz

 

Değerli Okurlarımız, hafta içinde yazdığımız GADT  (Global, analitik dinamik tahmin raporu) raporunda dünya ekonomisinin resesyona çok yakın olduğunu yazdık.  Türkiye’de Ağustos ayı verilerinde kendini gösteren toparlanma kalıcı olmayacak. Nedenlerini anlamak ve soğuk kışa göre tedbir almak gerekir.

 

Aşağıda sunduğumuz kesit raporun tamamı değildir. Grafikleri ve  2 bölümü atlayarak mesajı netleştirmeye çalıştık.

OECD’nin 2019’ın ikinci çeyrek büyüme verileri açıklandı. Buna göre, OECD bölgesinde bu yılın birinci çeyreğinde yüzde 0.6 olarak gerçekleşen büyüme, ikinci çeyrekte yüzde 0.5’e geriledi. Söz konusu oran, 2018’nin ikinci çeyreğinde yüzde 0.6 olmuştu.

Fakat bizi kaygılandıran bu ölçüm değil, anketler, tahminler  ve bono-tahvil pazarının çeşitli noktalarında gözlediğimiz “tıkanmalar”.

Bank of Amerika ML aylık anketine göre, katılımcıların %43’ü ABD’de 2020’de  resesyon tahmin etti.

Morgan Stanley’e göre Ticaret Savaşı’nda yeni vergi yaptırımları devreye girerse, dünya 6 ay içinde resesyona girebilir.

Allianz ve UBS raporları da kaygı dolu. UBS Çin’de büyümenin 2020’de %5.5’e gerileyeceğini öngörüyor.  Yine UBS’e göre (daha önce başka kaynaklardan da duyduğumuz) ABD-Çin arasında ilişkinin tamamen kopması riski mevcut ki resesyonu kaçınılmaz kılar.

AMMA…bizim korkumuz dünya ekonomisinin resesyon sayılacak %2 veya altında büyüme temposuna düşmesi değil.  Deflasyon ve GOÜ odaklı finansal paniklerden çekiniriz.

Bu kötümser senaryonun önünde engeller de var.  Çin, Hollanda ve Almanya’dan sonra Asya’da da bir çok devletin bütçe harcamalarını artırmaya hazırlandığı rapor edildi.

Eğer dünya GSH’nın %1-2’si kadar bir mali telvik devreye girerse, Fed-AMB genişlemeci para politikaları çok daha etkili olur ve deflasyon/resesyon  yerine trend büyümenin %50-60’ı kadar bir yavaşlama ile dünya Trump’ı atlatabilir.   Wall Street başta önde gelen borsalarda ralli yok, ama çöküş veya panik  de yok.  Bir başka deyişle borsalardan reel ekonomiye sıçrayan bir güven bunalımı başlamadı.

 

 

Bono-tahvil pazarından gelen alarm işaretleri

ABD getiri eğrisinin ters-yüz olması bizi hiç ilgilendirmiyor. Fakat, dolar cinsinden junk Euro-tahviller Ağustos’ta %4 değer yitirirken, GOÜ junk tahvil-ABD DİBS spreadi 600 puanı aştı.

 

Yukardaki grafikte görüleceği üzere, yatırım yapılır kredi notuna haiz GOÜ tahvillerinde sorun yok, spreadler genişlerse GOÜ’de şirket borç temerrütleri kaygımız artar.  Ek olarak Türkiye artık junk grubunda  ki dış borçlanma pahalılanacak.

 

FT’ye göre yatırımcılar Alman Bund’ları fiyatlarken AMB’dan gerçek dışı dozda parasal genişleme beklentisi saikiyle davranıyor. Durum ABD ve Fed açısından da böyle.  Eylül’den itibaren bu iki dev merkez bankasının hayal kırıklığı yaratması ve tahvil pazarında satışları çok yakından takip edeceğiz.

Özellikle Fed’in piyasaların umduğu dozda bir parasal gevşeme suncağından şüpheliyiz. Bu hafta Conference Board tüketici güven endeksi bütün kalemlerde 100’ün üstünde kalırken, Atlanta Fed 3Ç Y/Y tahminini %2.3’e yükseltti.

 

 

 

Ekonomide yaprak kıpırdadı

Bu raporda Ağustos anket verilerinin analizi ile fazla vakit kaybetmeyeceğiz, çünkü maksadımız sonbahar-kış dönemini öngörebilmek.

 

Ağustos ayında 5 güven anketinde aylık bazda yükselişler rapor edilirken, Ekonomik Güven Endeksi Ağustos ayında %7.1 A/A yükseldi. İllevelakin, Reel Kesim Güven Endeksi dışında diğerleri 100  ve üstü olan iyimserlik sınırının çok gerisinde.

 

 

 

Bu zayıf ivme okul harcamaları ve süregelen turizm gelir akımıyla ile Eylül’u kurtarabilir.  Fakat sonrası için derinleşen bir resesyon beklentimiz var.

Nedenlerini sayalım:

            Artık bütçe harcamalarının artması imkansız:

Sosyal Güvenlik Kurumu’nun 2018’de toplam 15.7 milyar lira olan açığı bu yılın ilk beş ayında 20.2 milyar lira oldu. Sosyal güvenlik sisteminin gelir-gider dengesi, aktif-pasif oranı, sosyal güvenlik açığının gayrisafi yurtiçi hasılaya oranı gibi temel göstergeler aktüeryal denge ve mali sürdürebilirlik açısından çok önemli. Buna göre, 2017’de 1.95 olan aktif/pasif oranı 2019 yılı ilk 5 ayında 1.84’e düştü .

Ek olarak, kayıtsız çalışanların toplam istihdamda payı arttıkça, SGK açıkları genişleyecek.

 

İstihdam bu sene artmayacağına  göre, SGK yılın kalan aylarında daha fazla bütçe sübvansiyonu emerek  diğer  kalemlerde harcamaların artırılmasına engel oluşturacak.

 

            İstihdam yok, reel ücretler yatay

TUIK raporundan okuyalım

“Mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış istihdam endeksi ise bir önceki çeyreğe göre %0,8 azaldı. Alt sektörler incelendiğinde, endeks; sanayi sektöründe %0,3 arttı, inşaat sektöründe %7,9 ve ticaret-hizmet sektörlerinde %0,1 azaldı .

Mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış çalışılan saat endeksi ise bir önceki çeyreğe göre %2,3 azaldı. Alt sektörler incelendiğinde, endeks; sanayi sektöründe %1,2, inşaat sektöründe %9,1 ve ticaret-hizmet sektörlerinde %1,5 azaldı.

Sanayi, inşaat ve ticaret-hizmet sektörleri toplamında takvim etkilerinden arındırılmış brüt ücret-maaş endeksi, 2019 yılı II. çeyreğinde bir önceki yılın aynı çeyreğine göre %18,4 arttı, yani en iyi ihtimalle  TÜFE’den arındırılmış olarak %1-2 arttı, kayıtsız çalışanların düşük ücret düzeyini göz önüne alırsak, reel gelirler düşmüş olabilir.

Çarşamba günü taksi ücretlerine %25, okul taşıma ücretlerine ise %13 zam yapıldı.  Bu zamlar Ekim ayından itibaren hane halkı bütçelerini yoracak. Elektrik-doğal gaz zamları da eklenince, hane halkının zaruri ihtiyaçlar dışında satın alma gücünün  sıfıra indğini söyleyebiliriz.

 

            Kaldıraç azaltma çok şiddetli

Akbank Araştırma Ekibi raporundan okuyoruz:

“Özel sektörün yurt dışından sağladığı toplam kredi borcu (uzun+kısa) Mart 2018’den bu yana azalış gösteriyor. Şubat’ta 247 milyar $ ile rekor yüksek seviyede olan toplam borç, 2019 Haziran itibariyle 214 milyar $’a geriledi; toplam 33 milyar $ azaldı”.

 

 

Kaldıraç azaltan özel sektör yerine öz sermaye koymuyor, demek ki yatrım ve istihdamdan kısıyor. Bu trend yılın kalan aylarında ters-yüz olarak ekonomiye can suyu sağlar mı?

Doğuş Galataport’u bitirmek için bankalardan borç yapılandırması isteyeceğini deklare ederken, SABAH Daily haberine göre, Türkiye Futbol Federasyonu da bir kez daha borç batağına saplanmamaları için futbol kluplerine harcama tavanı ihdas ediyor. Doğuş ayrıca 850 milyon dolar değerinde varlık satışı açıkladı.

Bizce bu örnekler özel sektörün geneline teşmil ediyor, yani adı ustalıkla gizlenen bir çok holding borç yapılandırmasında.   Niye daha fazla istihdam ve yatırım yapsın?

 

            İhracat yavaşlayacak

Bu konuda elimizde delil yok, ancak AB ekonomisinin resesyon sınırına yaklaşması ve Irak-İran pazarının hızla daralması ihracatın milli gelire yapacağı katkının da gerileyeceğini anımsatıyor.

 

            TCMB ne kadar faiz indirebilir?

Biz bu satırları TSİ ile 18:00’de yazdık, dolar/TL 5.81 civarındaydı.  Şimdi bakalım bu sene GOÜ FX’in dolara karşı performansına:

 

Çok yüksek carry getirisine rağmen dolara karşı dikiş tutturamayan TL, daha düşük politika faizi akabinde tutunabilir mi?

Bizce içerde dolarizasyon, Ekim’den itibaren cari dengede zorunlu bozulma ve yukarda izah ettiğimiz gibi tırmanan politik risk primi (Türkiye CDS 420 puan civarındaydı), TCMB’nin parasal gevşeme emellerine set çeker. Ya da, TCMB bütün riskleri göze alarak 300 baz puan faiz indirir ve dolar/TL’de  6.00 ve üstü düzeyler denenir. Bu  senaryo da ekonomik güveni hem de özel sektör bilançolarını tahrip eder.

 

FOREKS anketine bakalım:  Türk ekonomisinde daralmanın yılın ikinci çeyreğinde de devam ettiği tahmin ediliyor. Ekonomistlerin 2019 yılının 2.çeyreği için GSYH değişimi medyan tahmini yüzde -2,0 olurken, 2019 yılı için yüzde 0,0 yönünde oluştu.

 

Değerli Okurlar

 

20  yıldır GlobalSource Turkey markası ile yabancı yatırımcılara, İstanbulAnalytics markası ile de Türk kurumlarına araştırma desteği ve danışmanlık hizmeti veriyoruz. Özellikle  ekonomist kadrosu bulunduramayan ve bütçesi düşük orta ve küçük ölçekli firmalara hizmet etmeyi hedef bildik.

Sitemizin basın bölümünde gördüğünüz gibi görüşlerimiz  çok geniş bir kitle  tarafından takip edilir ve Türkiye ile ilgili seçkin makalelerde referans olarak yer alır.  Ekibimiz sık sık Türkiye ve yurtdışında iş dünyası ve akademiye sunumlar yapmak üzere davet edilir.  Bu tecrübeden yararlanmanızı dileriz.

Özel rapor örneklerimizi okumak ve hizmetlerimiz hakkında bilgi almak için bize e-mail atın:  istanbulanalytics@gmail.com