Ne dünya ne Türkiye hata kaldırmaz

ABD ekonomisine derinden bakalım

Hafta içinde dolar Endeksi 98 düzeyini de kırdığı, ve bu hafta Fed FOMC’nin ne söyleyeceği yatırımcılar arasında merakla beklendiği için ABD ekonomisine yakından göz atacağız.

1Ç2019 GSYİH büyümesi  Y/Y %3.2  olarak açıklanarak konsensusu bir standart sapma aştı ve %2.7 öngören Atlanta Fed nowcast’nin kamuya açık en güvenilir öngörü  kaynağı olduğunu doğruladı. GSYH alt kalemleri ise hayal kırıklığı yarattı:

 

Ekonomik aktivitenin trendini en en doğru ölçen gösterge olarak bilinen  Yerleşiklere Reel  Nihai  Satışlar (Real final sales to private domestic purchasers) sadece %1.3 büyürken, Fed’in favori enflasyon barometresi çekirdek tüketim harcamaları deflatörü de  (çekirdek PCE)  bir çeyrek önce yıllık %1.6’dan %1.3’e yavaşladı.   Sabit sermaye yatırımları pozitif, fakat mütevazi kaldı.

Bu verilerden yola çıkarak trendlere gitmek için iki unsuru hesaba katmak lazım. İlki, ölçümün federal hükümetin kısmen de olsa kepenk kapattığı 35 günlük döneme denk gelerek topluma oldukça büyük moral bozukluğu  yaşadığını hatırlamak lazım. İkincisi 1Ç’nin büyük bölümünde Ticaret Savaşları’nın akibeti belirsizdi ki, hem ithalatı hem de sabit sermaye yatırımlarını aşağı yönde baskıladı.

Bizim hesabımıza göre, 12 aylık büyüme %2.2 olarak hesaplandı, ama federal hükümetin kepenk kapatmasının etkisi dışlanırsa %2.4 civarında olacaktı. Buna  Ticaret Savaşları’nın sona ermesi ile 0.2-0.3  puan daha eklersek, ABD’de trend büyümenin %2.5’un “biraz üstüdne”, yani ful kapasite civarında seyrettiğini söyleyebiliriz.

Çekirdek PCE’de gerileme bize ekonominin iç talep dalgalanmalarına hala asimetrik tepki verdiğini gösteriyor. Yani, çıktı açığı oluştuğunda enflasyon çok hızlı geriliyor, fakat çıktı fazlasına çok yavaş tepki veriyor. Eğer ekonominin kapasite civarında büyümeye bu çeyrekte erişeceği görüşümüzde haklıysak çekirdek PCE de %2’ye yakınsayarak  Fed’i gevşemeye sevkedecek edecek bir gelişme teşkil etmez.

Türev piyasalar verinin ardından artık 2019 sonunda bir faiz indrimine %66  olasılık tanıyor, ve 2020’de bunların devamını bekliyor.  Cuma günü  ABD 10 yıllık DİBS getirisi ve Dolar Endeksi’nde gözlenen ufak çaplı gerilemeyi bu türev fiyatlamasına bağlıyoruz.

Fed’in veriye bizim gözlüğümüzden, yani uzun erimli bakarak Çarşamba akşamı faiz indirimi konusunda net bir mesaj vermeyeceğini düşünüyoruz. Öte yanda bilanço daraltma süreci daha çabuk sonlanabilir. Ancak, bu karar Fed’in parasal normalleşmeden vazgeçtiği anlamına gelmez. Daha önce farketmediğimiz bir olgu, dünyanın dev borç yükünü finanse etmek için daha fazla dolara ihtiyacı var. Yani, Fed nötral para politikası izlemek için 3 trilyon dolar civarında bir bilanço tutmak zorunda olabilir.

Piyasanın Fed’i yanlış okuduğu hususnda bir delil de Institute of International Finance’in  (IIF) “A Destabilizing Dovish Shift from the Fed” (Fed’den istikrarsızlığa davetiye çıkartacak bir tavır  değişikliği) başlıklı akademik incelemesinden geliyor.   IIF’le görüşen bir çok uzman ve fon ABD getiri eğrisinin uzun ucunda risk primlerinin yükseldiği görüşünü ifade ettiler.  IIF, ayrıca niye Fed’in ray değiştirmesinin GOÜ para birimlerini olumlu etkilemediğini, ya da doların değerini düşürmediğini de sordu. İşte bu noktada konu Türkiye’yi yakından ilgilendiriyor. Katılımcılar ABD’de enflasyonun kontrolden çıkması riskinin arttığını vurgulayarak, orta vadede bu tehlikenin daha yüksek kur oynaklığı ve  ABD DİBS faizleri olarak tezahür edeceğini savundu.

 

 

Dünya ekonomisi hata kaldırmaz

Dünya ekonomisinde resesyon veya finansal kriz ihtimalinin düşük olduğunu hala savunuyoruz, ek olarak ABD-Çin Ticaret Savaşı bitecek diye de bahse girdik.  İllevelakin 3 yeni tehlike belirdi ki, hala kırılgan olan, yani ivmesi zayıf ve tüm blokları kapsamayan büyümeyi tehdit eder.

 

  • Dolar Endeksi ve ABD 10 yıllık DİBS getirileri Fed FOMC açıklaması sonrasında yeni 2019 zirvelerine doğru hareket edebilir.
  • The Economist: Petrol şoku tehlikesi var: yine bir Trump tweetiyle Cuma günü panik satışlar sergileyen petrol pazarında göz ardı edilememesi   gereken riskler birikiyor. ABD’nin İran muafiyetlerini kaldırmasının 500 bin varil/gün arzı piyasadan çekeceği kanaatindeyiz.   Venezuela piyasadan çekilirken, Libya’da süregelen çatışmada Türkiye, Katar ve BM Tripoli, ABD ise el Haftar taraftarı. Çatışmalar bir süre sonra petrol sevkiyatını olumsuz etkileyebilir. The Economist’in vurguladığı daha önemli nokta ise OPEC’in Trump’ın ipiyle kuyuya inilmeyeceğini kavramış olması. Yani, kısa dönemde  Trump istedi diye arzı genişletmeye niyetleri yok.  Eğer Brent “uzun” süre 80 dolar/varil veya üstünde kalırsa, hem küresel büyümeyi baskılıyor, hem de merkez bankalarının parasal gevşeme yoluyla büyümeye teşvik vermesini
  • En son neden ise Arjantin-Türkiye’de karmaşa yüzünden Gelişmekte Olan Piyasalar’dan[1] para çıkışının başlamış olması. Bağlantılı olarak, dolar, İsviçre Frangı ve Yen gibi güveni liman para birimlerine talep de arttı. Bu konuda ParaAnaliz’de bir makale yazdık, linki burada. Görüşümüzü şöyle özetleyebiliriz: Arjantin’de sıkıntının kaynağı Ekim’de yapılacak seçim. Macri’nin rakibi henüz adaylığını deklare etmeyen Cristina de Fernandez Kirchner, yeni ankette Macri’nin önüne geçince pezo ve Arjantin CDS’leri çil yavrusu gibi dağıldı. Yani Arjantin krizi uzun sürebilir. Piyasalar’da anlatacağız, Türkiye’de de çabuk bir iyileşme beklemiyoruz. “Bulaşıcı panik” semptomlarını yakından takip ediyoruz.

Niye ekonomik verilerle vakit kaybetmiyoruz?

Türkiye ekonomisini incelerken,  VERİ temel referansımız. Ama, kur, enflasyon ve faizlerin çok hızlı değiştiği ortamlarda veriler geleceğe ışık tutmuyor. Şimdi temel bağımsız değişkenlere bir göz atalım:  Döviz Sepeti’nde değişim aşağıdaki tabloda:

 

TL’nin değer kaybı devam edecek, ama kur bu seviyede istikrar kazansa da, TÜFE’ye en az 200 baz puan ek yük gelecek. Artık yıl boyunca %20 etrafında seyredecek bir enflasyon temel senaryo olmalı[2].

Mevduat ve kredi faizleri yeniden yükselişe geçti:

Mevduatlar hususunda, hafta sonunda bize gelen bir whatsapp mesajında Bloomberg’in altı özel bankayla görüşerek Pazartesi’den itibaren TL mevduat faizlerinin bir tur daha yukarı çekileceğini öğrendiği bilgisi geldi. Eğer doğruysa, aşağıda gösterdiğimiz kredi faizleri daha da yukarı giderek özel sektöre ağır bir darbe vuracak:

Zaten özel bankaların Nisan başından bu yana birkez daha kredi vermeyi kestiğini SABAH yazarı Dilek Güngör bizzat ifade ediyor.

 

Berat Albayrak’ın aksine iddialarına rağmen konkordatodan çıkartma aceleciliği ve kredi dopinginin özel sektörün hiç işine yaramadığını da Ankara Sanayi Odası Başkanı Nurettin Özdebir’den duyalım:

Özdebir, “Kriz nedeniyle kaynak kaybına uğrayan ve ağır borç yükü altına giren üretici sektörlere, bankalar aracılığıyla kaynak aktarımı yapılabilir. Bunun için de 2001 yılında gündeme gelen İstanbul Yaklaşımı ve sonrasında ASO olarak önerdiğimiz Anadolu Yaklaşımı yeniden değerlendirilebilir” dedi.

Özel sektörün kar edebilme kabiliyetini yitirdiğini vurgulayan Özdebir, “Şirketler borçlarını ödeyemediklerinden dolayı zor durumdalar ve birçok şirket batıyor. Firmaların yurt içi ve yurt dışı toplam borcu 2.5 trilyon lirayı buldu” diye konuştu.

Bu nedenlerle,  ekonomi de hata kaldırmaz! Türkiye yeni bir ekonomi politikası dizayn edilinceye kadar  resesyonda kalacak ve IMF’siz kurtuluş yok mesajının bir kez daha altını çizelim.  Kur ve faizde yeni dengeler oluşmadan öngörülerimizi yenilemeyi düşünmediğimizi de ekleyelim.

 

 

Piyasalar: Türkiye bir hata daha kaldırmaz

GOP’ta zor bir haftaya giriyoruz. Geçen hafta başlayan hisseler ve F/X’de satış dalgası ve spreadlerde genişleme ve hafta  da sürebilir. Ancak Fed FOMC’den çok yumuşak mesajlar gelmesi halinde bu görüşü değiştiririz. Dolar Endeksi ve ABD DİBS faizlerinde olası yukarı hamlelere de hazırlıklı olmalıyız.

Bu zor ortamda TL cinsinden mali varlıklar için tek ümit ışığı YSK’nin İstanbul seçimlerini Ekrem Imamoğlu’na vermesi. Ancak, bu senaryoda yaşanacak ralli de kısa soluklu olacak.

30 Nisan’da Enflasyon Raporu sunumu eşliğinde TCMB rezervlerindeki kaybın nedenlerini açıklaması beklenen Murat Çetinkaya’dan doyurucu bir cevap beklemiyoruz. TCMB fonlarının kamu bankalarına borç verilip örtülü döviz müdahelesinde kullanıldığını söyleyecek hali yok.

 

Ek olarak, eğer bir ABD Konsolusluk görevlisinin daha tutuklandığı haberi doğruysa, ABD’den S-400 yüzünden gelecek baskılar da öne çekilir.  Ankara S-400’ler konusunda direnecek. Onu ABD’yle uzlaşmaya ikna edecek kur düzeyi de dolar/TL’de 6.50’den daha aşağı olmaz.

Bu kur dengesinde CDS’lerde 500 puanın üzeri, 10 yıllık dolar Euro-tahvil’de ise getiri %9 civarında oluşabilir.

[1] GOP, Ülkeler – GOÜ

[2] Ek olarak gıda fiyatalrı düşecek derken ekmek zamları da başladı.

 

 

Değerli Okurlar

 

20  yıldır GlobalSource Turkey markası ile yabancı yatırımcılara, İstanbulAnalytics markası ile de Türk kurumlarına araştırma desteği ve danışmanlık hizmeti veriyoruz. Özellikle  ekonomist kadrosu bulunduramayan ve bütçesi düşük orta ve küçük ölçekli firmalara hizmet etmeyi hedef bildik.

Sitemizin basın bölümünde gördüğünüz gibi görüşlerimiz  çok geniş bir kitle  tarafından takip edilir ve Türkiye ile ilgili seçkin makalelerde referans olarak yer alır.  Ekibimiz sık sık Türkiye ve yurtdışında iş dünyası ve akademiye sunumlar yapmak üzere davet edilir.  Bu tecrübeden yararlanmanızı dileriz.

Özel rapor örneklerimizi okumak ve hizmetlerimiz hakkında bilgi almak için bize e-mail atın:  istanbulanalytics@gmail.com